Sansür Muhabbetleri

22-8-2008

Bu konudan daha önce temel şekilde bahsetmiştim ama dayanamayıp tekrar yazacağım.

Eğer gerçek dünyadaki bir suç dijital ortamda işlendiyse bu suçu değiştirmez. Eğer birisini dolandırırsanız dolandırıcılıktan yargılanırsınız, eğer internet üzerinden dolandırırsanız nitelikli dolandırıcılıktan yargılanırsınız, ama suç değişmez.

Herkes yırtınıyor internette sansür olmasın diye, tamam olmasın ama Türkiye' de sansür var. Kanun bu. Eğer bir şeylere yırtınacaksak sansür olmasın diye yırtınmamız gerekiyor. Düşünce özgürlüğünün olmadığı (bir çok konuda) bir ülkede İnternette düşünce özgürlüğünün olması için dayanağınız nedir çok merak ediyorum.

Düşünce "memleketti kurtaramadık bari kendi oyun alanımız olan interneti kurtaralım" mıdır? Yoksa kanunun "televizyonda, radyoda, kitapta vs. sansüre devam ama internette sansür falan yok, herşey serbesttir" olarak değişmesini umuyoruz?

Not: Şu anki başbakanının düşünce suçundan zamanında hapise girdiği, halk tarafından seçilen partilerin her an kapatılma korkusu ile yaşadığı ya da kapatıldığı, kuruluşundan beri çeşitli nedenlerle insanların asıldığı, kaybolduğu bir memlekette youtube kapanınca herkesin fikir serbestliğinden, özgürlükten dem vurmaya başlaması da biraz komik. Hani hepsi tamamdı da bu son damla bardağı taşırdı kıvamında. Neyse gene dünyevi konulara girdim, söz bir sonraki yazı teknik olacak.

Recent Blog Posts

See all of the blog posts