Saat 7:52 olunca

2-4-2005

Saat 04:50 küsür, karanlıkta okunmuyor, yalpaya yalpalaya alçakta duran duvar saatinin dibine giriyorum ki ışık sızdırmayan perdeye ve olmayan ışığa rağmen tıkların sekansından saati anlayabileyim. Tabii ki bu başarılı bir sonuç vermiyor, (roket mühendisliği derslerime devam etmeliydim) ışığın aslında olduğunu farkediyorum ve burnumun ucundaki duvar saatini nihayet çözebiliyorum.

Arkamdan kısık ve uykulu bir ses "nereye?" iş, güç diyip geçiştiyorum...

Karanlık bir butona basmamla birlikte yoğun bir radyasyona dönüşüyor, degasus etkisi ve sesi ardından da Emule' nin download istatistikleri. Surround açık kalmış, Microsoft klavyemde My Music' e basıyorum old school skinine sahip Winamp beni Nancy Sinatra ile karşılıyor. Sakin ve güzel bir başlangıç...

Saatler ilerliyor, My Documents butonuna bağlı VS.NET açılıp kapanıyor, altta küçük ikonlar halinde yaşayan Fireworks, Dreamweaver hatırımı soruyor, arada bir Eric Meyer i görüyorum, tasarımla uğraşmayalı uzun zaman olmuş, aslında bir bok yapmayalı uzun zaman olmuş ama bunu belli etmiyorum tabii ki. Arada boktan parçalar, dandik metallica kayıları, Shadows gibi kemiği bile toz olmuş beşinci nesil dünya evrimine katılmış gruplar çıkıyor hemen Ctrl+Numpad 6 ile bir sonraki zevke geçiyorum.

Saat 07:52
Ses yavaş yavaş yükseliyor, Kelis ve American Idiot' tan sonra Slipknot - Pulse of the maggots kolonları inletiyor, hem yazıyor hemde marihuana' ya maruz kalmış hippici headbang' i gibi hafif hafif sallanıyorum.

Saat ileriki zamanlar,
"Neredesin?" diyen sesi kaldırmak için saatlerin normal yaşam standartlarına uygun bir kıvama gelmesini bana eşlik eden rifflerle birlikte bekliyoruz.

 

Recent Blog Posts

See all of the blog posts