Numaralara, Psikolojik Atraksiyonlara, Politik İlişkilere inanır mısınız?

1-3-2007

Do you believe in tricks?

Eskiden başka bir adreste olan bu blog' u ilk açarken bir düşüncem vardı az ama öz bir ziyaretçi oluşturmak. Binlerce kişinin okuması önemli değil ancak birileri ziyaret etsin ve bu birileri bundan gizlice zevk alsın. Zaten özellikle o zamanlar web geliştirme hakkında bir blogun günde 5 - 10 bin kişi tarafından ziyaret edilmesini bekleyemezdiniz.

Yıllar önce hafif ve aftermath sitelerinin zoque' daki bir muhabbetinde şu laf geçmişti (dönemin inanılmaz ve takdir edilesi viral ataklarından biridir)

Evet hit manyağıyız ama kaliteli hit manyağı.

Kaliteli hit manyağı Need for Speed yerine Fallout yapmaktı, Yüz fırça darbesi yerine Tıkanma' yı yazmakdı, Load yerine A Dead Poem albümü çıkartmaktı.

Son iki senede blog kavramının çehresi inanılmaz şekilde değişti. Binlerce blogun açılmasından bahsetmiyorum bloglama eyleminin kahpeliğinden bahsediyorum. Zaten genel olarak öyle bir dönemdeyiz ki "ibneliğin adı girişimcilik", "utanmazlığın adı rahatlık", "önüne gelene dönmenin adı özgür insan", "orospuluğun adı vergisi verilmiş kutsal kazanç" olmuş.

Bunları sever misiniz?

- Fiyatların 2 yerine 1.99, 10 yerine 9.99 olmasını...

- Karşıdaki kişi ile konuşurken söylemek istediğini değil gerekeni söyleyenleri...

- Kendini zeki sanıp, herkesi salak sanan insan kafalama sanatçısı satışçıları...

- X ortamına akarken iki basın mensubu çağırıp sonra "ah basıldım" diyen ortam o. larını (gördüğünüz gibi kibarlığım üstümde gene), ya da jet-ski ile kaybolanları (ha ha, yazarken hatırladım da kendi kendime koptum, pardon)

- Sevgilisiyle, eşiyle olan ilişkisini ben X yaparsam o şimdi Y yapar, olmaz o zaman ben ona Z yapayım ki o da J yapsın olarak görenleri...

Bunları muhtemelen sevmiyorsunuzdur ama bu taktikleri mantıklı buluyor olabilirsiniz.

Reklamın iyisi kötüsü olmaz.

Taktikleri mantıklı bulmak mantıklı, sadece benim tarzım değil diyelim. Ben daha çok romantik denilen modda takılan, kalbinin götürdüğü yere git klişelerine inanan biriyim. Tabii bunun karşılığını da iş hayatında çok güzel bir şekilde alıyorum (!) Bu arada şu an bunu okuyan ağabeylerim bana gülecek yer arıyor olsalar gerek lakin ailenin en politik adamı olarak biliniyorum, düşünün artık ben bunları yazıyorsam alem ne olmuş. Olayı kişiselleştirmeden devam edelim, nitekim herşey kişisel (bkz:Not 3)

Pazarlama ve Bloglar;

Pazarlama şu zavallı evrenin başına gelmiş en kötü şeylerden biridir, bilgiyi ve gerçeği öldürür, yalana teşvik eder, körükler ve ağlayana meme vermeyi destekler. Pazarlama ve Blog artık ayrılmaz ikili oldu. Firmalarından blog yazmak için para alan onlarca insan var, piyasa teknoloji evangelistleri ile doldu (türkçesi varsa kusura bakmayın).

Firma sahipleri blog yazmaya başladı, niye? Çünkü reklamcılar yıllardır yapamadığı bir şeyi yapmış oldu soğuk billboardlar, bannerlar, reklamlar yerine gerçekten bir arkadaşınmış gibi sana tavsiye veren adamlar satın alabiliyor hatta daha iyisi oluşturabiliyorlar. Viral pazarlama ise aynı çerçevede zaten akla zarar başka bir şey ama genelde eğlenceli hiç yoktan.

*#@!;

Gavurların çok sevdiğim bir lafı var,

Don't fuck me!

Bu lafı seviyorum çünkü çok temiz, kesin ve keskin. Reha Muhtar ekrana çıkıp şunu dediğinde %90' ın söylemesi gereken bir laf.

"Geçen hafta yayında alkol aldığımı söylüyorlar, bakın şimdi canlı yayında test ediyorum (burada üflüyor) gördüğünüz gibi alkol falan yok."

Maalesef memleketin büyük bir kısmı da bunu kaale alarak Aziz Nesin' in teorilerini kanıtlıyor. Zaten daha sonradan Engin Ardıç "rahmetli numaralarda tahrifat yapmıştır oran %90' dır" gibi bir yazı yazmıştı, kendisine de saygılarımızı iletiyoruz.

Özetle sevgili blog sahipleri lütfen ziyaretçilerinizi ***eyin, bize gerizekalı taktikler yapmayın, dürüst olun, az olun öz olun.

Saygılarla sevgili internet komşunuz ferruh, 

 

Not 1: Bu konunun başlığı reklamatik olarak değiştirebilir, samimiyetle koyabilirdim amma politik olarak böyle tuttum.
Not 2: Biliyorum tüm yazdıklarım bu ve diğer tüm konular genelde pek bir anlam ifade etmiyorlar ama daha önceden de dediğimiz gibi Blog bir numaralı kişisel tatmin aracı
Not 3: Bu blog denilen b*ku da araç olmaktan çıkartıp amaç yaptık ya bize de helal olsun
Not 4: Ahhh, bizde biliyoruz 5-10 günde herkesin okumak isteyeceği bir makale yazıp sadece onu blogda yayınlamayı ya da X yerine önceden üretilmiş bir şeyi adam gibi yazıp tekrar yayınlamayı, ingilizce binde olan dokümanı derleyip türkçe yayınlamayı, C yerinde X' i anlatmayı, yapılanı tekrar tekrar yapmayı, hatta ilk defa yapılmış şeyi gözünüze sokmayı ama midemiz kaldırmıyor.
Not 5: Teorilere dayanarak 3 adımda her blog her bloga ulaşabiliyor dolayısıyla dünyadaki tüm bloglar ile inernet komuşusu olabiliyorum.

Recent Blog Posts

See all of the blog posts