Kitaplar, Ktaplar

6-4-2003

Bayağı bir süredir yazamadık, hemen haftalık bildirileri gireyim;
Her zamanki gibi rasgele kitap seçme alışkanlığımı sürdürürken birkaç gün önce adı hoşuma giden "Selam dünyalı ben türküm" adlı yapıtı gördüm. İletişim yayınlarından yayınlanmış bir kitaptı.

Tabii ki önce arka kapak okundu, güzeldi. Yurdum insanı anlatıyormuş. Sonradan öğrendim Vedat Özdemiroğlu sevilen sayılan bir şahsiyet komiklik camiasında. Peki ben sevip saydım mı ? Hayır tiksindim !

Yurdum insanını anlatacak bu kitap ancak bu kadar kötü yyazılabilir, yazım hatalarına dikkat edilmeyebilir ve bu kadar vasat olup, okuması bu kadar sıkıcı olur. Bu kitabı ancak yurdum insanında biri yazabilir ve benim gibi bir hıyar satın alabilir. Başka bir şey demek gelmiyor içimden.

Sanıyorum ki bu beğenmenin birkaç nedeni olabilir, Bu tip komedinin bittiğine inanmam (daha çok bana Rıfat Ilgaz'' ı anımsattı çok beğenirim kendilerini -yani bu kişi teğet dahi geçemez Rıfat Ilgaz ile).

Neyse bu tip bir faciayı atlattıktan sonra gene rasgele kitap seçme seanslarıma devam ettim. Bu arada Che abimizin Afrika Rüyası, Tekrar Yollarda, Motorsiklet Günlüklerini yuvarladık. Tadı damağımızda kaldı.

Tezgaha bakarken parapsikoloji olayları ile ilgili birkaç kita gördüm. Jean-Cristophe Grange'' ın yazıları ile de parapsikolojiye eskisinden daha çok ilgi duyan ben bu Türk yapımı tekinsiz evlerle takıntısı olan Sınır Ötesi bilmemne bilmemne kitabını aldım.

Ancak yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş gibiydim kitabın önsözünün sonundaki "Sevgi ve Işıkla" kelimlerinin altında bir dip not duruyordu ki, birkaç dakika aptallaşmaktan dolayı kendime gelemedim.

Özetle Dip not : Bu sevgi ve ışıkla kelimesi radyo dinleyecilirimle aramazıdaki özel bir selamlaşmadır, Nur cemaati ile hiçbir ilgisi yoktur.

Bu ne şimdi ya ? Buradan yola çıkarak kitabın ilerisindeki absürdlükleri tahmin edebildim tabii ki. Bu arada kitabın içinden çok bir de mizanpajı varki tam dumurluk. Her sayfada okuduğum bölümün adını tekrar normal başlık diye okuyorum.

Ancak ilerledikten sonra kitap ve yazarı ne kadar televoleci zihniyet ile içeriği sunsa da gerçek parapsikoloji olaylarıdan bahsetmeleri sevindirici. Bir yazarlarımızın şöyle bir takıntısı var ki Yerl malı yurdun malını olayını abartıp Yerli Malı yurdun telekinetiği gibi atraksiyonlara girmişler. Biz de ayşe teyzenin bu sayede fincanını nasıl ışınladığını öğrenmiş olduk.

Recent Blog Posts

See all of the blog posts