Go Oyuncusu

13-6-2005

Gece yarısını geçti, cama vuran sokak lambası monitöre karşı içeri sarı ışıkla doldurup beni henüz kalkmış bir surata hazırlıyor. Go Oyuncusunun son sayfalarını okuyorum, ılık kanın sesini, dökülüşü ve yığılışı duyabiliyorum.

Bazı şeyler klasiktir olması gerektiği gibi olmalıdır, klişe ama olması gerektiği gibi. İşte Go Oyuncusu da olması gerektiği gibi bitiyor, siz de bir burukluk bırakıyor ama olması gereken bir burukluk.

Arkasını çeviriyorum, yazar orada duruyor. Ben 16 yaşında bir kızı yazdım, hayata kendi noktasından bir dama tahtasından bakan diye fısıldıyor... Duruyorum ve bana melankolinin yaramadığını düşünüp bir an önce kucağımda yatan kedimi kenara koyup her gece gittiğim yatağa yarın sabah gene aynı insan olarak kalkıp hayatıma devam etmem gerektiğini düşünüyorum.

Recent Blog Posts

See all of the blog posts